9 Temmuz 2007 Pazartesi

Bir Hediye

Bir genç üniversiteyi bitirmek üzereydi. Aylardan beri hoşuna giden ve çok istediği bir araba vardı. Bunu babasına duyurdu. Hayatında en çok istediği şeyin bu olduğunu da söyledi. Babasının bu arabayı alacak gücü vardı. Genç adam, okulun biteceğine yakın bir dönemde, arabayı aldığına dair babasından bazı sinyaller bekler. Ve sonunda diploma alma günü gelmiş çatmıştır. Babası ona onu ne kadar çok sevdiğini söyler. Ardından oğluna bir hediye paketi verir. Meraklı ve az hüzünlü bir şekilde genç adam paketi ve içinde deri kaplı bir KUR’AN-I KERİM bulur. Kızgın bir şekilde babasına bağırır: “Bu kadar paran var ve sen bana KUR’AN-I KERİM veriyorsun.”

Çocuk kitabı bırakır ve evden koşarak kaçar.

Aradan yıllar geçer ve genç adam çok başarılı bir iş adamı olmuştur. Her istediğine kavuşmuş biridir. Çok güzel bir evi ve sevgi dolu bir ailesi vardır. Ama bir dönem sonra kendi kendine, babasının çok yaşlandığını ve onu görmeye gitmesi gerektiğini düşünür. O evden çıktığı günden beri, babasını hiç görmemiştir. Babasına gidene kadar işlerini halletmeye çalışır.
Ancak, kendisine bir telgraf gelir. Telgrafta babasının öldüğü ve onun babasının tek varisi olduğu yazılıdır. Onun için oraya gitmesi gerektiğini ifade edilmiştir. Vefat eden babasının evine geldiğinde kendisini üzüntülü ve suçlu hisseder. Sonra, babasının bütün kâğıtlarına bakarken, birden gözüne o Kur’an-ı Kerim çarpar. Kur’an-ı Kerim, kendisinin evden kaçarak çıktığı zaman bıraktığı yerdedir. Kur’an o dönemden beri hiç yerinden alınmamış şekilde durmaktadır. Gözlerinden yaş gelerek Kur’an-ı açar ve içinden okumaya başlar. Sözleri okurken, içinden bir zarf çıkar. Zarfın içinde ise, bir anahtar vardır. Anahtarın ucunda da bir anahtarlık takılıdır. Onun üzerinde de bir yazı görülmektedir. Yazıda araba garajının ismi vardır ve o araba garajında da beğendiği araba durmaktadır. Diğer yazıda da diploma töreninin günü ve bir kelime daha:
“Parası tamamen ödenmiştir.”



Kaynak: www.gencyaklasim.com

0 yorum: