9 Temmuz 2007 Pazartesi

Kayıp Bir Dünya…

“Hayatın anlamı, hayatın hiçbir anlamının olmadığını söylemenin anlamının olmamasıdır.”Niels Bohr

Bazen, ‘İnsan hayata, onun içindeki herhangi bir duruma ilişkin kesin bir ‘doğru’ belirleyebilir mi?’ diye sorarım kendime. Hayata dair kesin doğrular belirleyebilmeniz için hayatın tüm işleyişini anlamanız gerekir nihayetinde.Hayatın bütününü idrak edebilmeniz, ayrıca o bütün içindeki parçaların birbirleri ile olan ilişkilerini de bilmeniz gerekir.Felsefe derslerinde bilgi felsefesi konusu işlenirken öğrencilere bazı sorular yöneltilir. ‘İnsan neyi, nasıl bilebilir?’ türünden sorulardır bunlar.Sonra bir örnek verilir. ‘Şu an neredeyiz?’ diye sorulur mesela.Cevap basittir;‘Sınıftayız.’Sınıf ise okulun içindedir. Okul bir yerleşim biriminde, yerleşim birimi bir kentte, kent bir ülkede, ülke ise dünya da bir yerdedir. Dünya ise Samanyolu galaksisinin içinde ufak bir nokta gibidir.

Galaksiler birleşerek daha büyük bir galaksiyi oluştururlar.Bilim adamlarına göre yüz milyar civarında galaksi mevcut.Yüz milyar galaksi?Bir insan her saniye bir rakam söylemek şartıyla bir rakamından itibaren saymaya başlasa ve hiç durmasa bir yılın sonunda ne kadar rakam sayabilir?Zahmet etmeyin hesaplamak için. Yapılan hesaplara göre üç yüz yatmış beş gün altı saat bittiğinde 31 milyon 557 bin 600’e kadar sayabiliyor. Bu insan yüz yıl yaşasa üç milyar yüz elli beş milyon yedi yüz atmış bin’e kadar sayabiliyor(muş).Yüz milyara daha çok var değil mi?Bu arada yemeyecek, içmeyecek, esnemeyecek, uyumayacak. Bu örneklerden sonra öğrencilere dönülür ve şöyle denilir;‘Aslında bizler kaybolduk arkadaşlar’.‘Nasıl yani?’Şöyle izah edelim;Şu an bu dersi bazı uydu sistemleri sayesinde dünyanın herhangi bir yerindeki insanlara izletebilirler.Hem de canlı olarak. Coğrafi koordinatlar sayesinde bu yapılabilir. Çünkü elimizde koordinatlara bölünebilen dünya diye bir bütün var. O bütünün içinde bir yer bu sınıfta.Bazı filmlerde görmüşsünüzdür, bir oda da oturan bir insan kendisinden binlerce kilometre uzaklıktaki dünyanın herhangi bir yerinde o an seyir halinde olan bir aracın plakasını okuyabilir. Uydu sistemleri sayesin birkaç bilgisayar tuşuna basarak bunu yapması mümkün.Peki dünyanın tam olarak nerede olduğunu nasıl bilebiliriz? Ya da bilebilir miyiz?Bilebilmemiz için bütünü görebilmemiz gerekir.

Yani o bütünün neresinde olduğumuzu ancak bütünü bildiğimiz de bilebiliriz değil mi? Aslında şu an dünya üzerinde yaşayan altı milyara yakın insan evren ölçeğinde düşünüldüğünde -biraz ironik olacak ama- kaybolmuş durumda.Nerede olduğumuzu, dünyanın nereye gittiğini bize kim söyleyebilir?Tüm bunları dışardan gören Bir’i dışında kim yapabilir ki bunu?


Kaynak: www.gencyaklasim.com

0 yorum: