9 Temmuz 2007 Pazartesi

ÇOK lar Ve TEK' ler

Her çokluk, içinde bir teklik barındırır:
Gün boyu onlarca insanla görüşüp, pek çok dert dinleriz. Akşam olunca, binlerle ifade edilebilecek kalabalıkların arasından geçerek kapısını çaldığımız bir tek yuvamız vardır.

Her türlü sıkıntıya –buna değsin ya da değmesin- tek bir insan yahut tek bir amaç için katlanırız.
Yüzlere kilometreyi, bir tek istikamet için aşmaz mıyız?
Son durağa varmak için onlarca ara durağa, o tek istikamete ulaşmak için bir çok mola yerine yanaşırız.
Adres sorduğumuz üç-beş kişiden hep tek bir yeri öğrenmek isteriz.
Ne kadar çok yorulursak yorulalım, omzumuza ne kadar yük binerse binsin, ayaklarımız ne kadar yol yürümüş, zihnimiz nice sorunlarla cebelleşmiş olursa olsun, bir tebessüm tüm yorgunluğumuzu alabilir.
Belki çok kırılmışızdır, dünyaya küsecek kadar; çok kızmışızdır, dünyaya meydan okuyacak kadar; ama güzel bir tek söz gönlümüzü almaya yeter.
Herkesin bizi ikna etmesi için onlarca bahanesi vardır, ama içlerinden birine kanıp asla yapmam dediğimiz şeyleri yaparız.
Hayatımız boyunca ne çok şey öğreniriz, kimi evde, kimi okulda, kimisi de sokakta. Ama sorulsa söyleyeceğimiz –hepimiz için farklı farklı da olsa- tek ders vardır.
Yüzlerce musibetten –kafamızın kırılmasından, gönlümüzün yaralanmasından, aklımızın allak bullak olmasından- alacağımız nasihat da tektir.
Kaç kitap okursak okuyalım, rehberimiz tek bir kitaptır: Ya mukaddes bir kitap, ya da mukaddesimiz bildiğimiz bir kitap.
Pek çok insana ağzımız açık hayran hayran bakabiliriz, peşinden koşar, her sözünü dinler, her hareketini takip ederiz; ama öl dese öleceğimiz, ölmesek de hayatımızı vakfedeceğimiz tek bir kahramanımız vardır.
Hayatımız boyunca yüzlerce arkadaşımız olabilir, peki hangisini o tek dosta değişebiliriz? Herkesle her şeyi konuşabiliriz, peki içimizi o tek dosttan başka hangisine dökebiliriz? Hangisinin kapısını teklifsiz çalıp, her çağırdığımızda yanımızda bulabiliriz?
Elinden çok çektiğimiz, nefret ettiğimiz, kin tuttuğumuz kaç kişi olursa olsun; unutamadığımız tek bir isim verebiliriz.
Ne kadar pişman olursak olalım, bir şey vardır ki vicdanımızdaki sızısı hiçbirine benzemez.Ne kadar çok yaşarsak yaşayalım bizi bekleyen akıbet tektir.

Hiç yorum yok: