9 Temmuz 2007 Pazartesi

Hayal

Nihayet gecenin içerisindeyim... Gördüklerimin, yalnızca görmek istediklerimden ibaret olduğu bir vakitteyim...Geceyi seviyorum. Artık mecbur kalmıyorum günün karmaşasını ve kirliliğini görmeye. Aklımı meşgul etmiyor insanların sahteliği, yalanın kara deliği... Gece örtüyor her şeyi...Şimdi, kendimle başbaşayım, hayallerimin derin sularına şöyle bir dalayım...Bu güzel hayal gezimde sizi de yanıma alayım...Zümrüt gibi yemyeşil çimenlerin ortasındayım, bir dağın tepesine yerleştirilmiş cennet misal bir güzelliğinin kucağındayım...Şu sarı, mor, mavi çiçeklere bakın. Zümrüt yeşili bir kaftanın üzerine işlenmiş rengarenk değerli taşları andırıyorlar..Güneş yeni doğuyor, çiçeklerin üzerlerinde geceden kalma çiy damlaları nasıl da güzel parlıyor... Şu sesi dinleyin... Bir pınardan fışkıran suyun güçlü akışı ne kadar güzel duyuluyor. Ne duru bir su ve de derin... Yoğun akışı aşındırıyor iki yanındaki taşları. Bir Sanatkâr harikası buz gibi akan bu pınarın başı...Hafiften esen rüzgâr yalıyor yüzümüzü, ellerimizi... Burnumuza getirdiği kır çiçeklerinin enfes kokuları mest ediyor hepimizi...Yükselen güneşin parlak sarı ışıkları daha bir canlandırıyor, bu güzel tabiatı... Yavaş yavaş buharlaştırıyor gecenin çimenler üzerinde bıraktığı ıslaklığı.. Kırlangıçların neşe veren cıvıltıları, kanatları her renkle sanatkârane işlenmiş kelebeklerin mesut raksları... Buram buram hayat kokan bu harikuladelik büyülemiyor mu tüm duyularımızı? Bulunduğumuz tepenin eteklerinde küçücük bir köy kurulmuş. İnsanlar, sabahın bu ilk ışıklarıyla dışarıya doluşmuş. Hayatlarından memnun bu köylüler, neşeyle iş ve güçlerindeler... Cennet misal bu manzarayla iç içe yaşadıkları için şanslı olduklarını herhalde bilirler...Ya biz...Geleceğimizle ilgili bitmez tükenmez endişelerimizle, telaş içerisinde yaşadığımız bu kasvetli şehirlerin kirliliğinde nefes almaya çalışırken, bilir miyiz değerini kirletilmemiş, saf tabiatın... Hiç aklımıza gelir mi, çimenler arasında bir süre de olsa hissetmek tadını yaşamanın?..Kimilerimiz zaten köklerini doğadan koparmak mümkün olmayan yaşamın tadını bilenlerden, kimilerimiz böyle bir şanstan mahrum ve bunu hiçbir zaman yaşayamayacak olan talihsizlerden, kimilerimiz de benim gibi doğayla bağları ne kadar kuvvetli olsa da şehir hayatının karmaşasında bitmez tükenmez kaygılarıyla boğuşan; ama kendini dinlendirmek için işte böyle arada bir, geceleri hayal gemisiyle duru tabiatın temiz sularına açılan insanlardanız...Yine karanlık odamdayım...Yine hafızama uçuştu derslerim ve sınav notlarım... Ama şimdi çok rahatım. Hayal gücümün yardımıyla zinde ve ayaktayım. Hayatın yorgunluğundan kaçıp sığınabileceğim, enerjimi toplayabileceğim hayal de olsa eşsiz bir coğrafyam var çünkü...Siz de hayal kurun, mutlu olacaksınız...

Kaynak: www.gencyaklasim.com

0 yorum: